![]() |
ANASAYFA |
|
ÇOCUKLARDA ŞİDDET EĞİLİMİ VE SEVGİ BİLİNCİ DENGELİ BESLENME ANNE- BABALARIN 10'LARI |
Çocuklarda Şiddet Eğilimi Ve Sevgi Bilinci Hayata gözlerini açan bir bebekten daha masum ve zararsız hiçbir şey olamaz. Diğerlerinin bakımına muhtaç bir bebek sadece anne babasının onu beslemesi ile değil, kendisine gösterilen sevgi, fiziksel temas ile büyür. Büyüdükçe görür ki onu seven, koruyan, ona hayatı öğreten kimseler vardır ve o güvendedir. Kendi kendine öğrenemediği şeyleri anne babasına ve çevresine bakarak öğrenir. Bir aynaya bakar gibi bakar çevresine ve nihayet büyür… Kendimizi tehlikelerden korumak ise milyonlarca yıldır atalarımızdan aldığımız ilkel ihtiyacımızdır. Ama nasıl? Kendimizi nasıl koruruz? İşte bunu öğrenmek gerekir. Çocuklarda kayıt hiç bitmez. Sürekli olarak anne babalarını, çevrelerini izler ve kaydederler. Babası araba sürerken küfrediyor, annesi arkadaşlarına vurmasını söylüyor, evde dayak yiyor, televizyonda kanlı vahşetli programlar izliyorsa, saldırgan davranışlar iyi tepki alıyorsa… Çocuk artık şiddete hazırdır. Kendini şiddete başvurmadan savunmayı öğrenmemiş bir çocukta, kavgacılık, hayvanlara zarar verme, antisosyal davranışlar, şiddet, uyum bozuklukları görmek sizce beklenen bir durum değil midir? SALDIRGANLIĞIN NEDENLERI 1- Saldırgan davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi. Geleneksel kültürün erkek çocuğun saldırganlığını onaylaması(Ör: parkta iki çocuk birbirini döver. Biri daha çok dayak yerse, annesinin çocuğunun kendisini savunamadığı düşüncesiyle üzülmesi) 2- Çocuğun yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi 3- Babanın uzun süreli yokluğunda, annenin sürekli çocuğun etrafında olmasıyla ortaya çıkan ortam 4- TV. Ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi(Kurtlar Vadisi örneği ver.) 5- Ana-baba tutumlarının olumsuzluğu,çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması 6- Çocuğun ana-babasından şiddet görmesi 7- Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar
1- Her şeyden önce ana-baba çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır. (Evde dayak yiyen bir çocuk varsa kardeşini dövüyor. Kardeşi yoksa okulda en ufak bir sorunda arkadaşına vuruyor. Ya da hayvanlara eziyet ediyor.) Çünkü dayak herkes için olumsuz duygular yaratır. 2- Çok fazla saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir. Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemelidir. Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir. 3- Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır. Ana-babanın ilgisi sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan, asi, sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır. (Böyle davrandığın için üzüldüm) Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman, onun hemen kesilmesini sağlayabilir ancak, çocukta düşmanca duygular geliştirir. 4- Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır. 5- Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir çok Şeyleri başlatıp,bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu yaşamalıdır. 6- Çocuğa bu davranışın dezavantajları gösterilmelidir.Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini,istediği Şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır. 7- Olumlu davranışı pekiştirme: Ana-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışını görüp, olumsuz davranışı görmezlikten gelmelidir. Çocuk bu davranışı yapmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir. Örn:10dk. Kavga etmeden ve bağırmadan oynadığında bu davranışını sözel olarak ödüllendirme vb. 8- Çocuğun dışarıda oynamasına izin verme,bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma imkanı sağlar. 9- Saldırgan davranış diğer çocukların güvenliğini ciddi bir Şekilde tehdit etmedikçe bu davranışın üstünde durmamak gerekir. 10- Kendi kendine konuşma:Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve onun bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşanıyorsa;çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilebilir. Örn: 11- Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir.TV deki şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir.Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, ana-baba çocukla birlikte seyrederek şiddetin sonuçlarını tartışabilirler. 12- Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler, resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol, basketbol gibi sporlar kabul gören çıkış yollarıdır. 13- Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir. 14- Bu çocukların özellikle baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır. 15- Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır. Örn: Böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum gibi. Kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranış anında dile getirmelidir. Öncelikle anne babalar ve eğitimciler sonra tüm toplum olarak çocuklarımıza şiddet içermeyen davranışların yerleşmesini sağlamalıyız. Her çocuğun dürtüsel olarak sergilediği benliği savunma ihtiyacını spor-sanat faaliyetleri, doğal ortam aktiviteleri ile gidermelerine olanak hazırlamalıyız. Çocukların ruhsal ihtiyaçlarını karşılamalıyız. Sevgi, ilgi gösterirken, iyi model olmalı, onları hayata bağlamalıyız. Şiddete eğilimli çocuklarımızı ise bilinçlendirmeli, eğitmeli ve sevgi dilini öğreterek yükseltmeliyiz. Dünyanın ufacık parçaları olarak bizler, kocaman görevlerimizi, kocaman yüreklerimizle sonsuzlaştırmalıyız. Psk. Göksu Telmaç |